YANLIŞ ADLANDIRMALAR
Tarih: 24.12.2015 07:00:00 / 350okunma / 0yorum
Eczacı Ekrem Karşıdağ

Adını koymak lazım bazı şeylerin. Yanlış da olabilir vereceğimiz ad; çünkü“doğru adlandırmalar” sadece hayvanlar ậleminin katı kurallarında karşılık bulur.  “Yanlış adlandırmalar” ise “siyasal olana” temas eder. Reel siyaset alanından sıyrılabilmek, kısa bir süreliğine de olsa düzenli nefes alabilmek için “yanlış adlandırmalara” davet ediyorum sizleri.

 

“Hepimiz Ermeniyiz” yakın geçmişte olay yaratan “yanlış adlandırmalardan” biriydi. Fransa´da yayımlanan karikatürlerin akabinde “Charlie Hebdo” dergisine yapılan saldırılar toplumsal refleksleri harekete geçirdi ve kitlesel bir yanlış adlandırma daha belirdi “Hepimiz Charlie´yiz”. Karikatürlerden ötürü rahatsızlık duyan kesimleri dahi içine alabilecek “Hepimiz Charlie´yiz” sloganı tanzim ediciliği ölçüsünde kapsayıcıdır. Aynı şekilde islamofobiye bir tepki olarak ortaya atılan “Hepimiz Müslüman´ız” deyişi “celladına aşık olmaktan” ziyade bir haksızlığa karşı başkaldırıştır.

“Yanlış adlandırmalar”, duygu yüklü halin dışavurumlarıdır. Rafine edilmemiş, rasyonellik kaygısı olmayan toplumsallaşmanın ürünü olan bu tepki bir ortak değerler manzumesidir.

Zelzele anında herkes potansiyel depremzededir.

Kendine ve topluma yabancılaşmış dolayısıyla ortak kaygıları dahi dışlayan, kanayan yaralara tampon yapmaktan aciz kesimler “yanlış adlandırmaları” sinir bozucu bulacaklardır. Sanki sinir bozucu bir şeymiş gibi, aynı tamamın parçası olduğumuzu ifade etmek her fırsatta kınanacaktır.

“Kısırlaştırma politikalarının” karşısına “yanlış adlandırmalar” ile dikilsek etkili olmaz mıyız? Israrla iğdileştirmek isteyenlerin, çoğaldığımızı gördüklerinde, akılları karışmaz mı? Bizi birbirimize vurduranlar kaçacak delik aramazlar mı?

Hepimizi pusuya düşüremezler, hepimize gaddarca muamele edemezler. “Yanlış adlandırmalarla” dosdoğru bir biçimde kol kanat germeliyiz çatışmanın ortasında kalanlar başta olmak üzere bütün mazlumlara.

Gerçeğe yakın bir tespit yapmaya çalışır isek; ortak bir çatı altında bir araya gelinmesin diye olabildiğince ayrıştırıcı yönelimlere imkân verilmekte ve bunda diretilmektedir.

Cümlemizin haksızlık karşısında bir cephede toplanması tabiatıyla bazı güç odaklarının işine gelmeyecektir. “Kimse kafasına esti diye, haksızlığa karşı gelme sậikiyle bile olsa sistemin razı olmadığı bir kostümü giymeye kalkışamaz!” denilecektir.

“Yanlış adlandırmalara” başvuran ve mobilize olmuş bir toplum muazzam bir gücün yaratıcısı ve kullanıcısı haline gelecektir. Oysa gücün kontrolü ve kullanımı iktidarın kılavuzuna uygun olmalıdır. Burada manevi bir gücün hayat bulma ihtimali ve kılavuzlardan/tek doğru sanılan ön kabullerden bağımsız bir çerçevenin olasılığı tartışılmaya başlanacaktır ki, iktidarın kılavuzunda hükümsüzdür, kod adı tehlikedir.

Manevi güçten kasıt adı üzerinde silahları ve askerleri olmayan bir güçtür. Üniforma giymemiş, maske takmamış ama yine de tek yürek olabilmeyi başarmış ortak hareket edebilen bir güç. Bu güç, keskin nişancıların keskinliğini yontacak, bu gücün nişanı barış olacaktır.

Hepimiz o odalara kapattıklarınızız, zincirlere bağladıklarınızız “hepimiz o hayvanlaştırdıklarınızız” diyeceğimiz an hepimizin insan olduğuna ikna olacaklardır ve  “naif” bir tavırla bizi içeri buyur edeceklerdir. “Peki, buyurun onların yanına geçin.” diyeceklerdir;

“Ama önce içeriyi bir ilaçlayalım, temizleyelim de öyle geçin…”

Halkın rızasına dayalı uzlaştırıcı gücün eksikliği, kanı kaynayanları kana susatmaya devam ediyor. Misliyle karşılık, kaç misli?

Yaralarımızı “yanlış adlandırmalarla” tedavi edebiliriz savını yadırgayanlar bugüne kadar sözüm ona doğru adlandırmaların kime ne yarar sağladığını söyleyebilirler mi?

Özsavunma/vatan savunması diyen herkes “kahraman”, isyan eden herkes “terörist”, benden olmayan “düşman” dinden söz eden herkes “allame”. Doğrulundan şüphe edilmeyen bu adlandırmalara ek olarak bir de her kesimin “şehitleri”... En bariz gerçeği ise hep ıskalıyoruz, bu memleketin gencecik insanları hepimizin… Bir başka “yanlış adlandırma” hep gözümüzün önünde durdu, durmaya devam ediyor: hepimiz teröristiz ve aynı zamanda mehmetçiğiz. Hepimiz etkisiz hale de getirilebiliriz, şehit de olabiliriz.

 

Eczacı Ekrem Karşıdağ

ekremkarsidag@gmail.com

Anahtar Kelimeler: YANLIŞ, ADLANDIRMALAR
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
KÖRLÜK ÜZERİNE (23 Haziran 2016 - Perşembe)
UYDUR(D)UK (10 Mart 2016 - Perşembe)
KUŞDİLİ (03 Mart 2016 - Perşembe)
3 “F” (25 Şubat 2016 - Perşembe)
TULİP (18 Şubat 2016 - Perşembe)
HAN DUVARLARI (12 Şubat 2016 - Cuma)
BİR VEDANIN SAKİNİ (04 Şubat 2016 - Perşembe)
ÖLÜMÜN KEŞFİ (28 Ocak 2016 - Perşembe)
BİLDİRME (21 Ocak 2016 - Perşembe)
HEP DIŞARIYA DAHA DIŞARIYA (20 Ocak 2016 - Çarşamba)
BEDEN İLE OYNAMAK (14 Ocak 2016 - Perşembe)
HEP DIŞARIYA DAHA DIŞARIYA (06 Ocak 2016 - Çarşamba)
SON DAKİKA (01 Ocak 2016 - Cuma)
ALACALI BULACALI LABORATUAR (26 Kasım 2015 - Perşembe)
ZARARSIZ (19 Kasım 2015 - Perşembe)
ULULARLA URGAN ÇEKİŞME (10 Ekim 2015 - Cumartesi)
YARALIMA SU VERENE BAL GİTSİN (06 Ekim 2015 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
DOLAR
4.7545
EURO
5.4969
Muş için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:40 07:23 12:26 14:53 17:11 18:41
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar