ŞÜKÜR, NİMETİN ARTMASINA VESİLEDİR
Tarih: 22.6.2016 07:46:06 / 408okunma / 0yorum
Abdulhak Akpolat İl Baş Vaizi Abdulhak Akpolat

 

Âlemlerin Rabbi, bizi mükerrem bir varlık olarak yarattı. Varlık âleminin sayısız nimetlerini önümüze serdi. Bizi, bütün bu nimetlerden yararlanabileceğimiz duyu ve yeteneklerle donattı. Sonra da, hangimiz daha hayırlı ve güzel işler yapacak diye bizi sınamak için dünyaya gönderdi. Bizler, bu dünyada birer misafiriz. Misafiri olduğumuz bu âlemin her yerinde Allah´ın nimetlerini görüyoruz. Her lokmada O´nun ikramlarını tadıyor, her nefeste O´nun bize bağışladığı hayatı yaşıyoruz. Bir an için duralım ve son birkaç saatimizi düşünelim. Bu birkaç saat içinde sahip olduğumuz nimetleri şöyle bir hatırlayalım. O nimetlerin her biri ile nasıl buluştuğumuzun muhasebesini yapalım. O nimet, toprağın derinliklerinden çıkan bir ağacın meyvesi ise, Allah onu çeşitli aşamalardan geçirerek bizim için yaratmıştır. Eğer o, bir damla su ise, Allah onu okyanuslardan bulutlara, bulutlardan yeryüzüne indirmiş, nihayet bardağımıza kadar bizim için getirmiştir. Eğer o bir ışık ise, Allah onu göklerin derinliklerindeki Güneş´ten bize göndermiştir. Yüce Rabbimizin ikramını gördükten sonra, bir bakalım, bütün benliğimizi kaplayan o şükran duygusu bizi nerelere götürecek! İşte o zaman Rabbimizin bize bağışladığı bunca nimet arasında şükretmenin ayrı bir yeri olduğunu göreceğiz. Şüphesiz her nimetin, bir şükrü ve beraberinde getirdiği sorumluluklar vardır. İyi bilelim ki, şükretmek sadece “Elhamdülillah, Ya Rabbi çok şükür” demekten ibaret değildir. Şükür, her nimeti, Allah´ın razı olacağı şekilde değerlendirmektir. Bedenimizin, aldığımız her nefesin, aklımızın, gençliğimizin, zenginliğimizin, ilmimizin ve nihayet bütün bir ömrümüzün kendine has bir şükrü vardır. Bedenimizin şükrü, onu yaratılış hikmet ve amacına uygun olarak kullanmaktır; zararlı alışkanlıklar ve boş uğraşlarla onu israf etmemektir. Aklımızın ve ilmimizin şükrü, bildiğimiz hakikatleri öncelikle kendi hayatımızda tatbik etmek ve başkalarına da öğretmektir. Gençliğimizin şükrü, sahip olduğumuz enerjiyi hak, hakikat, adalet ve insanlığa hizmet uğrunda tüketmektir. Zenginliğimizin şükrü, paylaşmaktır; infakta bulunmaktır; muhtaç, mağdur, mazlum kardeşlerimize el uzatmaktır. Ömrümüzün şükrü, onu bize lütfeden Rabbimizin rızasını kazanacak bir hayat sürmektir. Nihayetsiz rahmet sahibi olan Yüce Rabbimiz, herkese şükretmesine vesile olabilecek imkanlar lütfetmiştir. Bu imkanlar farklılık gösterebilir. Yeter ki bu farklılıklar karşısında tamahkâr değil, kanaatkâr, engin bir ruha sahip olabilelim. Resul-i Ekrem (sav) Efendimiz sahip olmamız gereken bu ulvi meziyete şu hadisiyle işaret etmektedir: “Maddi anlamda durumu sizden daha kötü olanlara bakın; daha iyi olanlara bakmayın. Bu, Allah´ın size verdiği nimetleri küçümsememeniz bakımından daha uygun olur.” Öyleyse şükür bir gönül, bir yürek, bir kanaat işidir. Şükür, kulluk bilincinin en güzel tezahürlerinden biridir. Nice varlığa rağmen dili ve gönlü şükür yoksunu kimselerin varlığı bir hakikattir. Buna karşılık maddi anlamda çok fazla kazanımı olmayan ama şükürle müzeyyen bir dil ve gönül ehli kimselerin varlığı insanlık adına hepimizi mutlu etmektedir. Unutmamak gerekir ki; şükür, nimetleri artırır. İsyan ve nankörlük ise mahrumiyete sürükler. Yüce Mevlamız, bu hususubize şöyle haber verir: “Şükrederseniz elbette size nimetimi artırırım. Eğer nankörlük ederseniz hiç şüphesiz azabım çok şiddetlidir.” Öyleyse Yüce Rabbimizin bizlere ihsan buyurduğu hadsiz nimetlere karşı şükredelim, asla nankörlükte bulunmayalım

 

Anahtar Kelimeler: ŞÜKÜR, NİMETİN, ARTMASINA, VESİLEDİR
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
İSLAM´DA KADININ YERİ VE ÖNEMİ (10 Mart 2016 - Perşembe)
İÇKİ VE UYUŞTURUCUNUN ZARARLARI (03 Mart 2016 - Perşembe)
İNTİHAR ETMEK, BÜYÜK GÜNAHLARDANDIR (11 Şubat 2016 - Perşembe)
KARARINIZI SİZ VERİN! (04 Şubat 2016 - Perşembe)
ZULMÜN SONU HÜSRANDIR (28 Ocak 2016 - Perşembe)
EN YÜCE DUYGU, SEVMEK (25 Ocak 2016 - Pazartesi)
İMTİHAN DÜNYASI (14 Ocak 2016 - Perşembe)
ALLAH SABREDENLERLE BERABERDİR (07 Ocak 2016 - Perşembe)
EN GÜZEL ÖRNEK (24 Aralık 2015 - Perşembe)
HESAP VERMEYE HAZIR MIYIZ? (19 Kasım 2015 - Perşembe)
DİNİN DİREĞİ NAMAZ (10 Ekim 2015 - Cumartesi)
AZİZLER VE ZELİLLER (10 Eylül 2015 - Perşembe)
TEVHİD, VAHDETİ İKTİZA EDER (03 Eylül 2015 - Perşembe)
BİRLİK VE BERABERLİK SEMBOLÜ ZAFERLER (28 Ağustos 2015 - Cuma)
ZARARLI ALIŞKANLIKLARDAN KUMAR VE ZARARLARI (22 Ağustos 2015 - Cumartesi)
SARHOŞLUK VEREN MADDELER HARAMDIR (13 Ağustos 2015 - Perşembe)
HER TÜRLÜ ŞİDDETE “HAYIR!” (10 Ağustos 2015 - Pazartesi)
SAADET KAYNAĞI KUR´AN (24 Temmuz 2015 - Cuma)
BAYRAMLAR SEVGİYLE GÜZELLEŞİR (16 Temmuz 2015 - Perşembe)
MÜ´MİN, KENDİSİNE GÜVENİLENDİR (15 Temmuz 2015 - Çarşamba)
YALAN VE İFTİRADAN SAKINMAK (13 Temmuz 2015 - Pazartesi)
ORUCUN FAYDALARI (13 Temmuz 2015 - Pazartesi)
ORUÇ, SOSYAL ADALETİ TEMİN EDER (13 Temmuz 2015 - Pazartesi)
AHİRETE İMAN BİLİNCİ (13 Temmuz 2015 - Pazartesi)
KİMSESİZLERİN KİMSESİ OLMAK (13 Temmuz 2015 - Pazartesi)
ALLAH´IN RAHMETİNDEN ÜMİT KESİLMEZ (13 Temmuz 2015 - Pazartesi)
HAYRA ANAHTAR, ŞERRE KİLİT OLABİLMEK (13 Temmuz 2015 - Pazartesi)
ZEKAT İBADETİNİN HİKMETLERİ (13 Temmuz 2015 - Pazartesi)
İMAN VE İSTİKAMET ÜZERE OLMAK (13 Temmuz 2015 - Pazartesi)
RAMAZAN MUHASEBESİ (13 Temmuz 2015 - Pazartesi)
MAKBUL BİR TEVBENİN ŞARTLARI (13 Temmuz 2015 - Pazartesi)
KADİR GECESİNİN FAZİLETİ (13 Temmuz 2015 - Pazartesi)
DARGINLIK VE KÜSKÜNLÜK HARAMDIR (07 Temmuz 2015 - Salı)
DUA VE ÖNEMİ (06 Temmuz 2015 - Pazartesi)
AHİRETE İMAN BİLİNCİ (03 Temmuz 2015 - Cuma)
ORUCUN FAYDALARI (01 Temmuz 2015 - Çarşamba)
YALAN VE İFTİRADAN SAKINMAK (26 Haziran 2015 - Cuma)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
DOLAR
3.8591
EURO
4.5511
Muş için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:36 07:18 12:21 14:47 17:05 18:35
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar