RAMAZAN MUHASEBESİ
Tarih: 13.7.2015 21:20:15 / 334okunma / 0yorum
Abdulhak Akpolat İl Baş Vaizi Abdulhak Akpolat

Bundan tam 26 gün önce hepimiz, Ramazan-ı Şerif´in gelmesiyle heyecanlanmış, onu neşe ile karşılamıştık. Oruca, iftara, sahura, teravihe, mukabeleye kavuşmanın tarifsiz sevincine gark olmuştuk. Bugünlerde ise o bereketli misafirden ayrılık vaktimizin yakl

Sevgili Peygamberimiz (sav)´in beyanı ile evveli rahmet olan bu ayda, rahmet-i Rahmana vesile olacak, kalplerimizi merhamet-i ilahiye ile buluşturacak salih ameller işleyebildik mi? Açın halinden anlayıp, karnını doyurabildik mi? Yetimin başını okşayıp, dertliye derman olmak için koşabildik mi? Yalnızlığın girdabına düşmüş, kendinden ve insanlıktan ümidini kesmiş kimsesizlere kimse olabildik mi?

Ortası mağfiret olan bu ayda, en halis tevbe ve istiğfarlarla “Tevvab, Gaffar, Settar” olanın dergâhına iltica eyleyebildik mi? Günahlarla, isyanlarla kirlenen ellerimizi, dillerimizi, gözlerimizi ve gönüllerimizi Allah´ın af ve mağfiretiyle yıkayabildik mi? Affedenlerin affolunacağının idraki ile küskünlükleri bitirip, dargınlıklara son verebildik mi?

Sonu Cehennem azabından kurtuluş olan bu ayda, cehalet ateşini, ilim ve hikmetle; düşmanlık ateşini, kardeşlik ve muhabbetle; zulmet ateşini, adalet ve merhametle söndürmek için can-ı gönülden çaba ve gayret gösterebildik mi? Hayatımız adına Rabbimizi hoşnut edecek, Resulullah ile biatimizi perçinleyecek, bizi Cehennem´den azat edip, Cennet´e eriştirecek bir kararlılığı ortaya koyabildik mi? Ramazan ayını değerli kılan Kur´an-ı Kerim´e hak ettiği değeri verebildik mi? Cahiliyye çağının karanlıklarını ilim ve irfanla aydınlatan bu Kitab´ın bizim de yolumuzu aydınlatmasına izin verdik mi?

Üzülerek ifade edelim ki; hükmü kıyamete dek baki kalacak Yüce Kitap´la aramızdaki bağımız gün geçtikçe zayıfladı. Kur´an´ın yasakladığı birçok husus Müslümanlardan da sadır olmaya başladı. Kibir, gösteriş, israf, yalancılık, tembellik, bencillik, haksızlık, bozgunculuk, ihanet, cana kıyma ve diğerleri…

Üstünlüğün yalnızca takvada olduğunu söylememize rağmen mal ve mülkü, şan ve şöhreti, makam ve mevkii övünç vesilesi yapıp kibre kapıldık. İbadetlerimize riya bulaştırdık. Bir lokma ekmeğe, bir yudum suya muhtaç insanlar varken, Allah´ın bize bahşettiği nimetleri hoyratça kullandık. Bencilliğimizin esiri olduk. Hak ve hukuka riayet yalnızca dilimizde kaldı. Bir insanı öldürmenin bütün insanlığı öldürmeye bedel olduğunu bildiğimiz halde kan dökmekten kaçınmadık. Kısaca Allah nezdinde bizatihi kıymetli olan insanın kadrini bilemez hale geldik.

İşte Ramazan, unuttuğumuz bütün Kur´anî değerleri bizlere yeniden hatırlattı. Öyleyse geliniz! Hitama ermek üzere olan Ramazan ayını, yeniden kavuşabilmek arzusuyla uğurlarken, Ramazanın manevi ikliminin bize kazandırdığı tüm bu değerlerimizi muhafaza edelim. Zira toprağın suya ihtiyacı misali bizim de Kur´an´a ihtiyacımız var. Kararmaya yüz tutan kalplerimizi onunla huzura kavuşturalım. Sevgili Peygamberimiz´in bize bıraktığı sorumluluğu ağır olan bu emanete sımsıkı sarılalım. Onu bir kenara itmek yerine hayatımızın merkezine alalım. Onun rehberliğinden bir an olsun ayrılmayalım. Rabbimizin “Hep birlikte Allah´ın ipine (Kur´an´a) sımsıkı sarılın.” emrine kulak verelim. Hakikatin bizzat kendisi, insanlığın kurtuluş vesilesi olan ve bize bizi en iyi şekilde anlatan Kitabımızla kendimizi yeniden inşa edip hayat bulalım. Geliniz! Cennete giden yolumuzda önümüze çıkan sarp yokuşları aşabilmek için maddi, manevi her çeşit tutsaklıktan kardeşlerimizi kurtarmaya, yetime kucak açmaya, yoksulu doyurmaya gayret edelim.

Bu mübarek günler, Efendimizin cömertliğinin esen rüzgârları kıskandıracak derecede zirveye çıktığı günlerdir. Öyleyse bizler de bu günlerde malın haramdan, gönlün mal tutkusundan arındırılması olan zekâtlarımızı, var oluşumuzun sadakası olan fitrelerimizi, sadakatimizin göstergesi olan sadakalarımızı Rabbimizin muhabbetini kazanmak ve O´na yaklaşmak iştiyakıyla verelim. Bilelim ki sadakalarımız, kıyamet günü altında serinleyeceğimiz gölgeliklerimiz olacaktır. Bir taraftan arınmış, korunmuş, bol sevap kazanmış olma ümidi, diğer taraftan bir sonraki Ramazan´a yetişememe endişesi ile “elvada şehr-i Ramazan” nağmeleriyle uğurladığımız Ramazan´da kazandıklarımızı koruyalım.

Anahtar Kelimeler: RAMAZAN, MUHASEBESİ
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
ŞÜKÜR, NİMETİN ARTMASINA VESİLEDİR (22 Haziran 2016 - Çarşamba)
İSLAM´DA KADININ YERİ VE ÖNEMİ (10 Mart 2016 - Perşembe)
İÇKİ VE UYUŞTURUCUNUN ZARARLARI (03 Mart 2016 - Perşembe)
İNTİHAR ETMEK, BÜYÜK GÜNAHLARDANDIR (11 Şubat 2016 - Perşembe)
KARARINIZI SİZ VERİN! (04 Şubat 2016 - Perşembe)
ZULMÜN SONU HÜSRANDIR (28 Ocak 2016 - Perşembe)
EN YÜCE DUYGU, SEVMEK (25 Ocak 2016 - Pazartesi)
İMTİHAN DÜNYASI (14 Ocak 2016 - Perşembe)
ALLAH SABREDENLERLE BERABERDİR (07 Ocak 2016 - Perşembe)
EN GÜZEL ÖRNEK (24 Aralık 2015 - Perşembe)
HESAP VERMEYE HAZIR MIYIZ? (19 Kasım 2015 - Perşembe)
DİNİN DİREĞİ NAMAZ (10 Ekim 2015 - Cumartesi)
AZİZLER VE ZELİLLER (10 Eylül 2015 - Perşembe)
TEVHİD, VAHDETİ İKTİZA EDER (03 Eylül 2015 - Perşembe)
BİRLİK VE BERABERLİK SEMBOLÜ ZAFERLER (28 Ağustos 2015 - Cuma)
ZARARLI ALIŞKANLIKLARDAN KUMAR VE ZARARLARI (22 Ağustos 2015 - Cumartesi)
SARHOŞLUK VEREN MADDELER HARAMDIR (13 Ağustos 2015 - Perşembe)
HER TÜRLÜ ŞİDDETE “HAYIR!” (10 Ağustos 2015 - Pazartesi)
SAADET KAYNAĞI KUR´AN (24 Temmuz 2015 - Cuma)
BAYRAMLAR SEVGİYLE GÜZELLEŞİR (16 Temmuz 2015 - Perşembe)
MÜ´MİN, KENDİSİNE GÜVENİLENDİR (15 Temmuz 2015 - Çarşamba)
YALAN VE İFTİRADAN SAKINMAK (13 Temmuz 2015 - Pazartesi)
ORUCUN FAYDALARI (13 Temmuz 2015 - Pazartesi)
ORUÇ, SOSYAL ADALETİ TEMİN EDER (13 Temmuz 2015 - Pazartesi)
AHİRETE İMAN BİLİNCİ (13 Temmuz 2015 - Pazartesi)
KİMSESİZLERİN KİMSESİ OLMAK (13 Temmuz 2015 - Pazartesi)
ALLAH´IN RAHMETİNDEN ÜMİT KESİLMEZ (13 Temmuz 2015 - Pazartesi)
HAYRA ANAHTAR, ŞERRE KİLİT OLABİLMEK (13 Temmuz 2015 - Pazartesi)
ZEKAT İBADETİNİN HİKMETLERİ (13 Temmuz 2015 - Pazartesi)
İMAN VE İSTİKAMET ÜZERE OLMAK (13 Temmuz 2015 - Pazartesi)
MAKBUL BİR TEVBENİN ŞARTLARI (13 Temmuz 2015 - Pazartesi)
KADİR GECESİNİN FAZİLETİ (13 Temmuz 2015 - Pazartesi)
DARGINLIK VE KÜSKÜNLÜK HARAMDIR (07 Temmuz 2015 - Salı)
DUA VE ÖNEMİ (06 Temmuz 2015 - Pazartesi)
AHİRETE İMAN BİLİNCİ (03 Temmuz 2015 - Cuma)
ORUCUN FAYDALARI (01 Temmuz 2015 - Çarşamba)
YALAN VE İFTİRADAN SAKINMAK (26 Haziran 2015 - Cuma)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
DOLAR
5.8113
EURO
6.7288
Muş için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:40 07:23 12:26 14:53 17:11 18:41
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar