İMAN VE İSTİKAMET ÜZERE OLMAK
Tarih: 13.7.2015 21:21:00 / 401okunma / 0yorum
Abdulhak Akpolat İl Baş Vaizi Abdulhak Akpolat

Bir gün Sahabe-i kiramdan Süfyan b. Abdullah es-Sakafi, Hz. Peygamber (sav)´e “Ya Resulallah! Bana İslâm hakkında öyle bir söz söyle ki, senden sonra bu konuda hiç kimseye bir şey sormayayım.” diye sorar. Resulullah (sav) Efendimiz de buna az, öz, ama kap

Peygamber Efendimiz (sav), bu sözünde İslâm´ı, kalbe ve hayata dair iki kavramla ifade ediyor: İman ve İstikamet… İman ettim diyerek dosdoğru yola çıkmak ve bu yoldan hiç sapmadan, savrulmadan cennetle, cemâlullahla müşerref olana kadar dosdoğru ilerlemek…

Her gün her namazın her rekatında okuduğumuz Fatiha Suresi´nde, “(Rabbimiz!) Ancak sana kulluk eder ve yalnız Senden yardım dileriz” diyerek tevhid inancımızı dile getiriyoruz. Sonra da “Bize sırat-ı müstakimi göster, bizi dosdoğru yola ilet!” diye Rabbimize dua ve niyazda bulunuyoruz. Aynı surede sırat-ı müstakimin, dosdoğru yolun mahiyeti şöyle ifade edilir: “Nimetine erdirdiklerinin yoluna ilet!” Ve son olarak da, “Gazaba uğramışların ve doğrudan sapmışların yoluna değil!” diyerek niyazımızı, yakarışımızı ifade ediyoruz.

Her gün okuduğumuz bu sureden öğrendiğimize göre sırat-ı müstakim, yeni bir yol değildir. Daha önce üzerinden gidilmiş, tecrübe edilmiş bir yoldur. Kimi o yolun hakkını vermiş, nimete kavuşmuştur. Kimi o yoldan sapmış, dalalete düşmüştür. Kimi de o yoldan çıkmış gazaba duçar olmuştur. Unutmayalım ki; başka bir ayette Rabbimiz, nimete kavuşanların, sırat-ı müstakim üzere olanların peygamberler, sıddıklar, şehitler ve salihler olduğunu bildiriyor; Allah´a ve Resûlü´ne itaat edenlerin onlarla birlikte olacağı müjdesini veriyor.

Şu imtihan dünyasında istikamet sahibi olmak oldukça zordur. Nefis ve şeytan, heva ve hevesler, arzu ve istekler, menfaat ve ihtiraslar, bağımlılık ve tutkular, güç ve dünya tutkusu, sürekli iman ve istikametimize zarar veren, bizleri hidayetten dalalete sürükleyen unsurlardır. Bu sebeple imtihanı, ancak Rabbimizin lütuf ve inayetiyle, sadık iman, samimi niyet, sahih bilgi ve salih amellerle kazanabileceğimizi bilmeliyiz. Bunun için daima her türlü niyet, kalp ve düşüncelerimizde, her türlü dil, üslup, söz ve söylemlerimizde, her türlü iş, eylem, tutum ve davranışlarımızda doğruluk ve istikamet sahibi olup olmadığımızın muhasebesini yapmalıyız. Gerçekten bugün Müslümanlar olarak bizler “iman ve istikamet” noktasında nerede duruyoruz? Kur´an´ın yanında, Peygamberimizin tarafında mıyız? Hakkı istiyor, hakikati arıyor muyuz? Akıl ve irademizi hak ve hakikat yolunda kullanıyor muyuz? Her işimizin doğru, her sözümüzün hak olmasına özen gösteriyor muyuz?

Peygamber Efendimiz (sav) bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyuruyor: “Kalp istikamet üzere olmadan kişinin imanı istikamet üzere olamaz. Dil istikamet üzere olmadan kişinin kalbi istikamet üzere olamaz. Komşusu kötülüklerinden emin olmayan kişi de Cennet´e giremez.”  Buna göre kalp ve dil istikamet üzere olmadan iman istikamet bulamaz. Kişinin ahlakı doğruluk ve dürüstlük üzerine yönelmeden nefsi istikamet bulamaz. Hal ve hareketleri istikamet üzere olmayan kişinin bütün emekleri boşa gider. Ahlaki nitelikleri ve huyları istikamet üzere olmayan kişinin manevi gelişmesi mümkün değildir. Sözlerime Cenab-ı Hakk´ın şu müjdesiyle son veriyorum:

“Rabbimiz Allah´tır” deyip de istikamet üzere dosdoğru yolda yürüyenler için ne bir korku vardır, ne de onlar üzüntü çekeceklerdir. İşte onlar, Cennet ehlidir. Amellerinin karşılığı olarak orada ebedî kalacaklardır.”

Anahtar Kelimeler: İMAN, İSTİKAMET, ÜZERE, OLMAK
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
ŞÜKÜR, NİMETİN ARTMASINA VESİLEDİR (22 Haziran 2016 - Çarşamba)
İSLAM´DA KADININ YERİ VE ÖNEMİ (10 Mart 2016 - Perşembe)
İÇKİ VE UYUŞTURUCUNUN ZARARLARI (03 Mart 2016 - Perşembe)
İNTİHAR ETMEK, BÜYÜK GÜNAHLARDANDIR (11 Şubat 2016 - Perşembe)
KARARINIZI SİZ VERİN! (04 Şubat 2016 - Perşembe)
ZULMÜN SONU HÜSRANDIR (28 Ocak 2016 - Perşembe)
EN YÜCE DUYGU, SEVMEK (25 Ocak 2016 - Pazartesi)
İMTİHAN DÜNYASI (14 Ocak 2016 - Perşembe)
ALLAH SABREDENLERLE BERABERDİR (07 Ocak 2016 - Perşembe)
EN GÜZEL ÖRNEK (24 Aralık 2015 - Perşembe)
HESAP VERMEYE HAZIR MIYIZ? (19 Kasım 2015 - Perşembe)
DİNİN DİREĞİ NAMAZ (10 Ekim 2015 - Cumartesi)
AZİZLER VE ZELİLLER (10 Eylül 2015 - Perşembe)
TEVHİD, VAHDETİ İKTİZA EDER (03 Eylül 2015 - Perşembe)
BİRLİK VE BERABERLİK SEMBOLÜ ZAFERLER (28 Ağustos 2015 - Cuma)
ZARARLI ALIŞKANLIKLARDAN KUMAR VE ZARARLARI (22 Ağustos 2015 - Cumartesi)
SARHOŞLUK VEREN MADDELER HARAMDIR (13 Ağustos 2015 - Perşembe)
HER TÜRLÜ ŞİDDETE “HAYIR!” (10 Ağustos 2015 - Pazartesi)
SAADET KAYNAĞI KUR´AN (24 Temmuz 2015 - Cuma)
BAYRAMLAR SEVGİYLE GÜZELLEŞİR (16 Temmuz 2015 - Perşembe)
MÜ´MİN, KENDİSİNE GÜVENİLENDİR (15 Temmuz 2015 - Çarşamba)
YALAN VE İFTİRADAN SAKINMAK (13 Temmuz 2015 - Pazartesi)
ORUCUN FAYDALARI (13 Temmuz 2015 - Pazartesi)
ORUÇ, SOSYAL ADALETİ TEMİN EDER (13 Temmuz 2015 - Pazartesi)
AHİRETE İMAN BİLİNCİ (13 Temmuz 2015 - Pazartesi)
KİMSESİZLERİN KİMSESİ OLMAK (13 Temmuz 2015 - Pazartesi)
ALLAH´IN RAHMETİNDEN ÜMİT KESİLMEZ (13 Temmuz 2015 - Pazartesi)
HAYRA ANAHTAR, ŞERRE KİLİT OLABİLMEK (13 Temmuz 2015 - Pazartesi)
ZEKAT İBADETİNİN HİKMETLERİ (13 Temmuz 2015 - Pazartesi)
RAMAZAN MUHASEBESİ (13 Temmuz 2015 - Pazartesi)
MAKBUL BİR TEVBENİN ŞARTLARI (13 Temmuz 2015 - Pazartesi)
KADİR GECESİNİN FAZİLETİ (13 Temmuz 2015 - Pazartesi)
DARGINLIK VE KÜSKÜNLÜK HARAMDIR (07 Temmuz 2015 - Salı)
DUA VE ÖNEMİ (06 Temmuz 2015 - Pazartesi)
AHİRETE İMAN BİLİNCİ (03 Temmuz 2015 - Cuma)
ORUCUN FAYDALARI (01 Temmuz 2015 - Çarşamba)
YALAN VE İFTİRADAN SAKINMAK (26 Haziran 2015 - Cuma)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
DOLAR
5.9944
EURO
6.8267
Muş için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:40 07:23 12:26 14:53 17:11 18:41
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar