HAN DUVARLARI
Tarih: 12.2.2016 07:00:00 / 311okunma / 0yorum
Eczacı Ekrem Karşıdağ

Bu devrin zavallıları olarak bizler her sabah ezan sesi yerine tamtamlarla uyanıyoruz. Modern çağın tamtamları maruz kaldığımız uğultuyu dinlenir hale getirmekte. Sığınacak bir han bulsak da duyulmadan havaya karışan feryatları o hanın duvarlarından dinlesek.

 

Bir han bulsak da cihannümaya çıkmış gibi yeryüzünü seyreylesek. Makine gıcırtılarının insan seslerini bastırmadığı, insanların birbirine çemkirmediği, silah ve her türlü mühimmatın yeraltına gömülmeden yok edildiği, insanların savaş çığlıkları atmadığı bir yaşam alanı bulsak da orada toplansak.

Devrimiz makine gıcırtısının ahlak ilahilerini susturduğu devirdir, demiş Nurettin Topçu. Nurettin Bey bu günleri yaşasa, ilahi ahlakın gömüldüğü yerden çıkarılamadığına aksine daha da derine battığına tanık olacaktı. Herkesçikler tanık olduklarını anlatsalar ve tanık olmayanlar tanık olanların acısını paylaşabilseler keşke. Umumi bir tanıklık komitesi kurulsa. İftiracılara ve itirafçılara gerek kalmadan aydınlatabilsek karanlıkta kalmışları.

Bastırsak tank seslerini, kıstırsak keskin nişancıları yuvasında, göz yummasak masumun kanını dökenlere, han duvarlarına yazılanlar görünür kılınsa da en hakiki anayasa ortaya çıksa.

Sivil bir anayasaya bence yanlış yerde arıyoruz. O meşhur yeni anayasa çalışmalarını, derdimize derman olacağını düşündüğünüz o müthiş metinleri kendinize saklayınız. Bizim ihtiyacımız olan, herkese kapısı açık olan hanların çürümüş duvarlarında yazar.

Mesnevi´de nasıl öğütlenmişti: Öyle bir hamle yap ki 700 sene sonra şah diyebilesin. İşte hanların o duvarlarında yazanlar tarihten eskidir, sonsuz bir anda yaşar.

Handa ayrım yoktur. Evlerin pencerelerini tamamıyla açabilen yegâne şey: Ortak keder vardır orada. Ayırt etmeden misafir ağırlanır. Savaş kampı haline getirilen ve “gelin bize sığının” denilen sözüm ona“yeni hanlarda” bilhassa afiyetinizi bozacağını düşündüklerinizi sofraya davet edebiliyor musunuz? Sizin hanın kapıları herkese açık değil midir?

Fırtınadan korunacağımız hanın tarihten bu yana duvarlarına kazınmış olanlar bizi uykudan uyandıracaktır. Hele bir sığınacak han bulsak. Ondan sonra duvarları da kaldırırız, hendekleri de içinde kimseyi bırakmadan kapatırız. Yeni bir anayasadan önce, sığınacak bir han bulmalıyız. Şuankinden bile daha ilkel olduğumuz zamanlardan kalma bir han.

Bir handa oturmalıyız hep birlikte, uzlaşana kadar masadan kalkmamalıyız. Aramıza veya dışarıya karşı tekrar inşa edeceğimiz bir duvar yoktur, o hanın duvarlarına yazılanları içimize kazımak vardır.

Bir geçit vardır o hanın yolunda, şairden daha güzel anlatamayız ya:

“…Ardımda kalan yerler anlaşırken baharla,

Önümüzdeki arazi örtülü şimdi karla.

Bu geçit sanki yazdan kışı ayırıyordu.

Burada son fırtına son dalı kırıyordu…

Yaylımız tüketirken yolları aynı hızla,

Savrulmaya başladı karlar etrafımızda.

Karlar etrafı beyaz bir karanlığa gömdü;

Kar değil, gökyüzünden yağan beyaz ölümdü…

Gönlümde can verirken köye varmak emeli

Arabacı haykırdı “İşte Araplıbeli! ”

Tanrı yardımcı olsun gayrı yolda kalana

Biz menzile vararak atları çektik hana…”

“Tanrı yardımcınız olsun” diyor şair, biz yolda kalmışlara. Şairin geçtiği o hanlar şimdi harabeye dönüşmüş olmalı. Menzile varıp da haber etmeyen varsa, kendine Müslüman´dır, sağlıcakla kalsın.

Hanlar sular altında kalmış, çamura dönüşmüş ki sığınacak bir tane bile han bulamıyoruz. Hayat gibiymiş demek ki hanlar da, onlar da ölümlüymüş, misafir ettiği insanlar gibi. Su ve çamurla başlayan hayat gibi. En nihayetinde çürüyen, suya ve çamura dönüşen hayat gibiymiş onlar da.

“İlk sevgiye benzeyen ilk acı ilk ayrılık...”

“Yüreğimizin yaktığı ateşle ılımasın daha fazla hava…”

Sığınacak bir han bulmak zorlaştı. Atından inmekte diretenler, kazdığı çukurdan çıkmayıp orada ölmeyi ve öldürmeyi bekleyenler, hepimiz ama hepimiz sığınacak bir liman arıyoruz.

Atlarımızı çözelim gayrı, çukurları içinde kimseyi bırakmadan kapayalım, girelim bulacağımız ilk handan içeri.

 

Eczacı Ekrem Karşıdağ

ekremkarsidag@gmail.com

 

Anahtar Kelimeler: DUVARLARI
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
KÖRLÜK ÜZERİNE (23 Haziran 2016 - Perşembe)
UYDUR(D)UK (10 Mart 2016 - Perşembe)
KUŞDİLİ (03 Mart 2016 - Perşembe)
3 “F” (25 Şubat 2016 - Perşembe)
TULİP (18 Şubat 2016 - Perşembe)
BİR VEDANIN SAKİNİ (04 Şubat 2016 - Perşembe)
ÖLÜMÜN KEŞFİ (28 Ocak 2016 - Perşembe)
BİLDİRME (21 Ocak 2016 - Perşembe)
HEP DIŞARIYA DAHA DIŞARIYA (20 Ocak 2016 - Çarşamba)
BEDEN İLE OYNAMAK (14 Ocak 2016 - Perşembe)
HEP DIŞARIYA DAHA DIŞARIYA (06 Ocak 2016 - Çarşamba)
SON DAKİKA (01 Ocak 2016 - Cuma)
YANLIŞ ADLANDIRMALAR (24 Aralık 2015 - Perşembe)
ALACALI BULACALI LABORATUAR (26 Kasım 2015 - Perşembe)
ZARARSIZ (19 Kasım 2015 - Perşembe)
ULULARLA URGAN ÇEKİŞME (10 Ekim 2015 - Cumartesi)
YARALIMA SU VERENE BAL GİTSİN (06 Ekim 2015 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
DOLAR
4.7077
EURO
5.4848
Muş için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:40 07:23 12:26 14:53 17:11 18:41
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar