AZİZLER VE ZELİLLER
Tarih: 10.9.2015 09:04:29 / 432okunma / 0yorum
Abdulhak Akpolat İl Baş Vaizi Abdulhak Akpolat

İzzet, ancak Allah´tandır; kimde ne izzet varsa, O´nun ihsânı... Zillet de ancak Allah´tan; kimde ne zillet varsa O´nun vergisi... İzzet tâcı da zillet gömleği de O´nun hazinesinde... Bunları mahlûkatına sıra sıra giydirir... Önceki günün azizleri, dün zelil oldular. Bugünkü azizler de zilleti tatmak için yarını bekliyorlar... Etrafımız, bu iki ayrı tecellinin misalleriyle kaynaşmada...

 

Karıncalar yerde sürünürken, arılar havada raks eder. Onlar bu halleriyle "izzet ve zillet ancak Allah´tandır" mânâsını birlikte yâd ederler. Derken bir de bakarsınız, birkaç karınca bir arının cesedini sürüklemekte, yuvalarına taşımaktalar. Azizle zelil yer değiştirmiş... Bu manzara da aynı hakikati haykırır: “Aziz ve zelil eden ancak Allah´tır.”

Bir meyve ağacı yazın yaprak, çiçek açar; meyvelerle bezenir; seyrine doyum olmaz. Kış geldiğinde her şeyini soyunur, kuru bir iskelet kalır. Başına karlar yağar, gölgesinde kimsecikler oturmaz. Şu kadar var ki; o ne ihtişamıyla mağrur olur, ne de perişanlığıyla mahzun. Bu haliyle bize şu dersi verir:

 "Ben Allah´ın askeriyim. Beni yokluktan varlık âlemine O çıkardı. Dilerse dallarımda izzet çiçeklerini açtırır; isterse üzerime zillet karları yağdırır. Benim iç dünyam her iki halde de değişmez. Ben O´nu daima tesbih ederim. Mevsimlerin değişmesiyle tesbihim de değişir, o kadar. Gerçekte sizin de benden pek farklı bir yanınız yok. Siz de çekirdek, fidan devrelerinden geçtiniz; olgunluğa erdiniz. Sizde de çeşitli çiçekler açtı. İlminiz, sanatınız, servetiniz, evladınız ayrı birer çiçek gibi. Benden farkınız şu ki, siz bu güzelliklerinizle mağrur oldunuz. Takdirden hoşlandınız, tenkidden üzüldünüz. Gün gelir, sizin de devranınız döner, gücünüz kuvvetiniz azalır, sıhhatiniz bozulur. Hayatınızdan bu çiçekler döküldükçe siz üzülür, mahzun olursunuz, derken iyice yaşlanırsınız. Sizi seyredenler, ´ne halden ne hâle düştü´ diye mırıldanırlar. Siz bundan çok rahatsız olursunuz. Takdire alıştırdığınız nefsiniz, bu hâle tahammül edemez. Halbuki ben, izzeti de zilleti de Allah´tan bildiğim için, insanların övmesi ile yermesini bir tutarım. Siz bunu kolay kolay başaramazsınız. Nefsiniz buna mânidir. Şeytanınız buna fırsat vermek istemez."

Bu izzet ve zillet safhalarından geçen, sadece meyve ağaçları değildir. Güneş de doğarken azizdir, batarken zelil... Bahar gelirken azizdir, giderken zelil... İnsan yürürken azizdir, uyurken zelil... Bir meyvenin gündüz ve gece iplikleriyle dokunması gibi, insan ömrü de izzet ve zillet cilveleriyle nakışlanıyor, örülüyor, şekil alıyor. Nutfede zillet hâkim, cenin halinde ona göre bir izzet cilvesi var. Dokuzuncu ayın sonunda insan, ana rahminde en izzetli devresini yaşamakta... Derken dünyaya geliyor ve bu yeni hayatın en zelil devresine adım atıyor. Çocukluk, gençlik derken olgunlukta bir izzet tecellisi görülüyor. Onu tâkip eden ihtiyarlık ise, zillet ve hakaret yüklü... Derken ölüm... Zilletin doruk noktası ve imanla göçenler için izzetin ilk basamağı... Önünü göremeyen ihtiyar, ölünce Cenneti seyre başlıyor. Bu izzeti, bir yeni zillet takip ediyor: Sura üfürülüş, kıyamet, mahşer… O günün korku ve dehşeti…

Mahşer, dünyanın mahsul verdiği bütün azizlerin zelillerle karışık olduğu müstesna meydan, eşsiz toplantı, benzersiz muhasebe yeri. Herkeste heyecan, herkeste korku! İnsan dünyada ne kadar izzet taslamışsa, orada o kadar zillet çekecek... Başını burada ne kadar dikmişse, orada o kadar fazla eğecek... Ne kadar harcamışsa, o kadar hesap verecek. Ve sonunda bütün azizler bir yana, bütün zeliller bir yana ayrılacak. Mü´minler, Allah´ın azizler diyarı olarak isimlendirdiği Cennete doğru şevkle yol alırken, münkir ve müşrikler, zeliller diyarında, Cehenneme düşecekler... İşte o gün, "İzzet ve zilletin ancak Allah´tan olduğu" hakikati bütün haşmetiyle görünecek.

Evet, Muizz ve Müzill ancak Allah´tır. Yani, izzet veren de, zelil eden de O´dur. Başa izzet veren O olduğu gibi, ayakları en aşağı atan da yine O. Kulun Allah´a en yakın olduğu secde ânında, başla ayak bir hizaya gelir. İzzetle zillet birleşir, kahırla lütuf bir olur. O âzâlar, bu halleriyle, "Muizz ve Müzill ancak Allah´tır" derler.

Öyle ise üzerimizde izzetin tecelli ettiği dönemleri çok iyi değerlendirmek mecburiyetindeyiz. Aziz iken Hakk´ın dergâhında zelil olalım ki; zelil olduğumuzda O´nun lütfüyle yine izzete kavuşalım.

Anahtar Kelimeler: AZİZLER, ZELİLLER
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
ŞÜKÜR, NİMETİN ARTMASINA VESİLEDİR (22 Haziran 2016 - Çarşamba)
İSLAM´DA KADININ YERİ VE ÖNEMİ (10 Mart 2016 - Perşembe)
İÇKİ VE UYUŞTURUCUNUN ZARARLARI (03 Mart 2016 - Perşembe)
İNTİHAR ETMEK, BÜYÜK GÜNAHLARDANDIR (11 Şubat 2016 - Perşembe)
KARARINIZI SİZ VERİN! (04 Şubat 2016 - Perşembe)
ZULMÜN SONU HÜSRANDIR (28 Ocak 2016 - Perşembe)
EN YÜCE DUYGU, SEVMEK (25 Ocak 2016 - Pazartesi)
İMTİHAN DÜNYASI (14 Ocak 2016 - Perşembe)
ALLAH SABREDENLERLE BERABERDİR (07 Ocak 2016 - Perşembe)
EN GÜZEL ÖRNEK (24 Aralık 2015 - Perşembe)
HESAP VERMEYE HAZIR MIYIZ? (19 Kasım 2015 - Perşembe)
DİNİN DİREĞİ NAMAZ (10 Ekim 2015 - Cumartesi)
TEVHİD, VAHDETİ İKTİZA EDER (03 Eylül 2015 - Perşembe)
BİRLİK VE BERABERLİK SEMBOLÜ ZAFERLER (28 Ağustos 2015 - Cuma)
ZARARLI ALIŞKANLIKLARDAN KUMAR VE ZARARLARI (22 Ağustos 2015 - Cumartesi)
SARHOŞLUK VEREN MADDELER HARAMDIR (13 Ağustos 2015 - Perşembe)
HER TÜRLÜ ŞİDDETE “HAYIR!” (10 Ağustos 2015 - Pazartesi)
SAADET KAYNAĞI KUR´AN (24 Temmuz 2015 - Cuma)
BAYRAMLAR SEVGİYLE GÜZELLEŞİR (16 Temmuz 2015 - Perşembe)
MÜ´MİN, KENDİSİNE GÜVENİLENDİR (15 Temmuz 2015 - Çarşamba)
YALAN VE İFTİRADAN SAKINMAK (13 Temmuz 2015 - Pazartesi)
ORUCUN FAYDALARI (13 Temmuz 2015 - Pazartesi)
ORUÇ, SOSYAL ADALETİ TEMİN EDER (13 Temmuz 2015 - Pazartesi)
AHİRETE İMAN BİLİNCİ (13 Temmuz 2015 - Pazartesi)
KİMSESİZLERİN KİMSESİ OLMAK (13 Temmuz 2015 - Pazartesi)
ALLAH´IN RAHMETİNDEN ÜMİT KESİLMEZ (13 Temmuz 2015 - Pazartesi)
HAYRA ANAHTAR, ŞERRE KİLİT OLABİLMEK (13 Temmuz 2015 - Pazartesi)
ZEKAT İBADETİNİN HİKMETLERİ (13 Temmuz 2015 - Pazartesi)
İMAN VE İSTİKAMET ÜZERE OLMAK (13 Temmuz 2015 - Pazartesi)
RAMAZAN MUHASEBESİ (13 Temmuz 2015 - Pazartesi)
MAKBUL BİR TEVBENİN ŞARTLARI (13 Temmuz 2015 - Pazartesi)
KADİR GECESİNİN FAZİLETİ (13 Temmuz 2015 - Pazartesi)
DARGINLIK VE KÜSKÜNLÜK HARAMDIR (07 Temmuz 2015 - Salı)
DUA VE ÖNEMİ (06 Temmuz 2015 - Pazartesi)
AHİRETE İMAN BİLİNCİ (03 Temmuz 2015 - Cuma)
ORUCUN FAYDALARI (01 Temmuz 2015 - Çarşamba)
YALAN VE İFTİRADAN SAKINMAK (26 Haziran 2015 - Cuma)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
DOLAR
4.0332
EURO
4.9670
Muş için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:40 07:23 12:26 14:53 17:11 18:41
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar