ALACALI BULACALI LABORATUAR
Tarih: 26.11.2015 07:00:00 / 335okunma / 0yorum
Eczacı Ekrem Karşıdağ

Rengi ne olursa olsun bir tehlike ile karşı karşıya olduğumuz açık. Dünyanın en korunaklı laboratuarlarında her tondan renk uzmanların elinde, kanın rengiyle, pıhtısıyla oynuyorlar. Tehlikenin kökeni malum coğrafyadan fazla uzaklaşmamak şartıyla belirlenmiş zaten, varsayalım rengi de yeşil olsun.

 

Sıçradığı veya sıçrayacağı yerlere göre koyuluyor tehlikenin adı. Fırça bir kere oynatıldı mı kontrolden çıkılır geri dönüşü olmayan bir yola girilir sanmayın, bu laboratuarlarda her şey mümkün. Üzerimize düşen; laboratuarın kuruluş amacını bellemek, işleyişin bir parçası olmamak- denek olmayı kabullenmemek.

Zavallı denekler kendilerini patlatıyorlar, başka ne işe yararlar ki zaten. Sağ kalanlar için ise tepki ölçümü yapılıyor, tepkilerimizi yönetiyorlar. Sağduyumuzla ve ortak tutumumuzla karşılık verebiliriz onlara; ancak bu şekilde kucaklamayı yüceltebiliriz. Bir de kucaklaşan denekler üzerinde deneyler yapsınlar bakalım.

“İslamcılık” oyunlarında, “İslam” adına masum insanlara saldıranlar, hastalıklı ve irrasyonel bir “İslam” tahayyülünün oluşmasına ön ayak oluyorlar. İslam´ı zaten kötücül bir öze indirgemeye meraklı olanlar “köktenci İslam” kaynaklı saldırıları işaret ederek ırkçılıklarının dışavurumunu gizlemekte muvaffak olabiliyorlar. Ne çok “İslam” dedirtiyorlar bize ne çok kirletiyorlar İslam´ı ve de İnsanlık´ı.

İslam; o meşhur Avrupa entegrasyonu için bir engel oluşturmaz, bilakis entegrasyona katkı sağlar. İslam´ın dışladığını ve cemaatleştirdiğini öne sürenler çözümü pireleri ortadan kaldırmakta dolayısıyla tüm yorganı yakmakta buluyorlar. Aslında cemaatleştirip dışlayanlar, homojenlik uğruna yargısız infazda bulunanlar; İslam´ın dışladığını savunanların ta kendileri.

Saplantılı bir müdafaaya girişmek anlamsız; zira müdafaa edilecek olan şey hakkında en ufak bir fikrimiz yok. Meydana gelen hadiselerle ilgili illa bir fikir sahibi olmamız gerektiğini düşünüyorlar, ısrarlılar tektipleştirmekte. Teröristlerin verdiği tahribatı bütün Müslümanlara mal edebiliyorlar.

Sıradanlaşan saldırılardan farksızdır İslamofobinin sıradanlaşması. Masumlardan öç almak, masumların canını yakmak birilerinin ideolojilerinde kolayca dayanak bulabiliyor. Bizim masum dediğimize onlar kâfir diyor; bizim masum dediğimize onlar terörist diyor. Masumların kanının akmasına sebep olan bir güvenlik anlayışını tanımıyorum, kanla beslenen bir inanç bilmiyorum.

Modern çağın denklemlerinde Müslüman eşittir potansiyel “İslami teröristtir”.  Ne gariptir ki bu algıya hizmet eden karanlık hareketin yaylım ateşi en çok da Müslüman toplulukları hedef alıyor. Potansiyel “İslami teröristler”, bütün potansiyelini kan akıtmaya harcayan teröristler tarafından yok ediliyor. Bu karanlık organizasyonu ne “müthiş” prodüksiyonlar ne de “parlak” kurgular aydınlatabilir.

Zifiri karanlıkta bir kıvılcıma dahi tahammül edemeyenleri,  zulüm yapılan yerde ışıkları kapatıp gidenleri ortaya çıkarmak pek mümkün gözükmüyor; ancak yaralarımızı sararken malum karmaşık ilişkileri de ifşa etmek gerekir. Komplocu bir düş peşinde koşmak değil, ayaklarını uzatmış oturduğu yerden olup biteni izleyen “sırtlanları” biraz rahatsız etmek olmalı amacımız.

Komünist düşmanlığını, komünizmi dinsizlikten ibaret sayıp, bize servis edenler ideolojik çatışmaları daha ilkel yönlendirmelerle fiş ekliyorlar. Etnisite edebiyatını ve kültürel farklılıklar üzerinden yaratılan düşmanlığı işlevsel bir biçimde kullananlar ve yarattıkları sözüm ona “İslami” teröristleri üzerimize salanlar… Bütün bu önyargıları, telef olan canların desteğiyle diri tutanlar gücüne güç katıyor. Hiç de gizemli değiller ve bu kukla oyunu hiç de komik değil.

İslam ile “evrensel vatandaşlık” uyuşmaz diyecektir onlar. Onları bunu düşünmekten alıkoyacaksak eğer Anadolu´ya gelen az sayıdaki Horasan ereninin onca farklı milletle nasıl da kucaklaştığını anlatacağız, bunca farklı millette tek nazarla bakabilmenin ne kadar kolay ve de hikmetli olduğunu göstereceğiz, sevgi dinine mensup isek eğer bunu slogan olarak atmaktan fazlasını yapacağız. Ilımlı İslam/köktenci İslam kategorilerine inat biz “köktenci sevgi” diyeceğiz sevgiyi bile pare pare parçalayanlara.

Eczacı Ekrem Karşıdağ

ekremkarsidag@gmail.com

Anahtar Kelimeler: ALACALI, BULACALI, LABORATUAR
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
KÖRLÜK ÜZERİNE (23 Haziran 2016 - Perşembe)
UYDUR(D)UK (10 Mart 2016 - Perşembe)
KUŞDİLİ (03 Mart 2016 - Perşembe)
3 “F” (25 Şubat 2016 - Perşembe)
TULİP (18 Şubat 2016 - Perşembe)
HAN DUVARLARI (12 Şubat 2016 - Cuma)
BİR VEDANIN SAKİNİ (04 Şubat 2016 - Perşembe)
ÖLÜMÜN KEŞFİ (28 Ocak 2016 - Perşembe)
BİLDİRME (21 Ocak 2016 - Perşembe)
HEP DIŞARIYA DAHA DIŞARIYA (20 Ocak 2016 - Çarşamba)
BEDEN İLE OYNAMAK (14 Ocak 2016 - Perşembe)
HEP DIŞARIYA DAHA DIŞARIYA (06 Ocak 2016 - Çarşamba)
SON DAKİKA (01 Ocak 2016 - Cuma)
YANLIŞ ADLANDIRMALAR (24 Aralık 2015 - Perşembe)
ZARARSIZ (19 Kasım 2015 - Perşembe)
ULULARLA URGAN ÇEKİŞME (10 Ekim 2015 - Cumartesi)
YARALIMA SU VERENE BAL GİTSİN (06 Ekim 2015 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
DOLAR
5.6481
EURO
6.5039
Muş için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:40 07:23 12:26 14:53 17:11 18:41
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar