MŞÜ’de Mezuniyet Töreni Düzenlendi
Muş Alparslan Üniversitesi’nde (MŞÜ), 2014-2015 eğitim öğretim yılı sonu itibariyle mezuniyet töreni düzenlendi. Törende, fakültelerini dereceyle bitirmeyi başaran öğrenciler ödüllendirildi.
Tarih: 5.6.2015 11:15:22/ 554okunma / 0yorum

Muş Alparslan Üniversitesi Rektörlüğü tarafından Prof. Dr. Sabahattin Zaim Konferans Salonu’nda düzenlenen törene; MŞÜ Rektörü Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat, Vali Vedat Büyükersoy, eşi Kadriye Büyükersoy, Belediye Başkanı Feyat Asya, Muş Baro Başkanı Feridun Taş, Muş Cumhuriyet Başsavcısı Ömer Sönmez, üniversitenin idari ve akademik kadrosu ile öğrenciler katıldı.

 

Tören, İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından MŞÜ Rektörü Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat tarafından açılış konuşması yapıldı. Konuşmasına: “Muş Alparslan Üniversitesi, 2014-2105 Eğitim-Öğretim Yılı mezuniyet törenleri zincirinin bu son halkasında, lisans ve önlisans programlarının tümünde ilk üçe giren öğrencilerimizi, velilerini ve hocalarını taltif ve takdir etmek ve içinde bulunduğumuz şehrin kıymetli sakinlerine, emeğimizin elle tutulur, gözle görülür ürünlerini arz etmek için huzurdayız. Törenimizi teşrif ettiğiniz için hepinize teşekkür ediyor; saygılarımı, sevgilerimi sunuyorum” sözleriyle başlayan Polat, konuşmasının devamında üniversitelerin hangi ülkeleri örnek aldığına değinerek devam etti. Polat konuyla ilgili olarak: “Üniversitelerimiz, takriben üç asırdır devam eden bir atalet sürecini farklı boyutlarda yaşayagelmektedir. Önceleri Fransız daha sonraları İngiliz ve son dönemde Amerikan modeli üniversiteler, hepimizi derinden etkileyen bir şekilde eğitim-öğretim süreçlerimizi belirlemekte, yönlendirmektedir. İlk zamanlar özenti, sonraları taklit ve en sonunda bütünüyle teslimiyet anlamında değerlendirebileceğimiz birçok gelişme, üniversitelerimizin gelecek perspektifine dair kuşkular oluşturmaktadır. Batı’da üretilen bilimin ve bu bilimi doğuran bilimsel süreçlerin Doğu tarafından tevarüs edilme biçimi, tabiri caizle, damardan ilaç zerkedilmesi şeklinde gerçekleşmektedir. Damar yoluyla alınan ilacın bünyeye ulaşması çok çabuk olmaktadır kuşkusuz; ancak bünyeye uygun olmayan bir ilacın zehirli etkisi de bir o kadar çabuk olmaktadır. Oysa bu sürecin belki “bir hazmetme süreci” şeklinde tezahür etmesi, toplumlarımız için çok daha uygun olabilirdi. Bu yolla, hazmedeceğimiz nesneyi ilk etapta elimize alabilir, dokunabilir, koklayabilir, tartabilir, ölçebilirdik. Önce çiğneyebileceğimiz büyüklükte bir lokmayı koparabilir, ağzımıza alıp tadına bakabilirdik. Daha sonra onu iyice çiğnemek suretiyle yutmaya hazır hale getirebilirdik. Midemiz de bu malzemeyi alır, belirli aşamalardan geçirmek suretiyle faydalı kısımlarını bünye ile buluşturabilirdi. Ne yazık ki üniversiteleşme olgumuz bu şekilde tebarüz etmedi. Son derece hızlı yaşandığımız süreçler, yapısal ve sistemsel sorunları da beraberinde getirdi. Örneğin küçük şehirlerde üniversiteler şehri, şehirler üniversiteyi kaldıramaz oldu. Akademik düzeyin nerelerde olduğuna gelince, tümüyle bahs-i diğer… İşin belki de sevinilecek tek yanı, Türkiye’de bizzat akademyanın ve entelijansiyanın bu sakim gidişatın farkına varması ve çözümler arama çabası içerisine girmiş olmasıdır” ifadelerini kullandı.

“Dünyada ilimden değerli hiçbir kazanım yoktur”

Rektör Polat konuşmasının devamında ilimin önemine vurgu yaptı. “Dünyada ilimden daha değerli hiçbir kazanım yoktur” ifadesiyle sözlerine devam eden Polat: “Eşya (şeyler), bizzat onlar hakkında bilgi sahibi olunmakla varlık dünyasında yer ve anlam kazanır; eşyaya dair bu durum da ancak bilgi dolayımında söz konusu olur. Hasılı bilgi, varlığa da size de ontolojik anlamda değer katar. Ancak bilginin sizi böylesine değerli kılması, asla, yukarıda bahsettiğim seçkinci bir tavra düşmenize yol açmamalıdır. Esasen bizim geleneğimiz, böyle bir bilgilenme sürecini “şeytanlaşma” mefhumu ile kategorize eder. İlimde mertebe kazandıkça tevazu ve merhametiniz, hoşgörü ve duyarlılığınız, insaniyet ve sorumluluğunuz, sizlerde, tıpkı meyveleri olgunlaştıkça dalları aşağıya eğilen ağaç misali temessül etmelidir. İşin tam da bu noktasında, uzun zamandır kaybettiğimiz güzel hasletlerimizden bir başkasına dikkatlerinizi çekmek isterim. Bize göre ilim, Hüda-i nâbit bir fidan gibi topraktan çıkmaz. İlim, ancak âlim bir muallimin dizinin dibinde, usta çırak ilişkisi içerisinde, çok çalışarak ve uzun bir süre içerisinde elde edilir. Bugün öğretim üyelerimizin giymiş olduğu cübbeler, yine bir usta çırak ilişkisi sonrasında, hocasının talebesine giydirmiş olduğu cübbeleri temsil eder. Malum olduğu üzere doçentlik sınavları akademinin en zorlu sınavlarıdır; burada jüri üyeleri, bilimin otoritesinin, nesnelliğinin ve saygınlığının ifadesi olan cübbeleri ile sınavı gerçekleştirirler ve başarılı olan adayı, en yaşlı jüri üyesi, diğer üyelerin de ayağa kalktığı bir sahnede, kendi cübbesini giydirerek onore eder. Böyle yapmakla jüri başkanı, birkaç dakika önce sınav vermekte olan adayın, artık bilimin saygın konumunu temsil etmeye liyakatinde olduğunu beyan eder” ifadelerini kullandı. Konuşmasının son bölümünde mezun olan öğrencilerine yönelik duygusal bir konuşma yapan Polat: “Hocalarınız olarak bizler, verdiğimiz notlarla belki de sizleri üzdük; eksik bıraktığımız bazı hizmetler sebebiyle belki de sükût-ü hayale uğradınız. Her dara düştüğünüzde yanınızda olamadık; belki sizleri Türkiye’nin en donanımlı dersliklerinde okutamadık; ancak şuna emin olabilirsiniz ki elimizden gelenin en iyisini yapmak için samimiyetle, ivazsız-garazsız çalıştık. Kurulduğu günden bu yana Muş Alparslan Üniversitesine emek veren her akademisyen her idareci her hizmetli her güvenlikçi, görünen ya da görünmeyen her kahraman, siz çok daha fazla kazanımlar elde edin diye çok çalıştı. Bizler sizlere her zaman yüreğimizi açtık ve kendi hayatlarımızdan çaldığımız vakitleri bola dökesizler için harcadık. Bundan sonraki hayatınızda hangi makam ve mevkide olursanız olunuz; alnınız açık, başınız dik şekilde Muş Alparslan Üniversitesi mezunu olduğunuzu ifade ediniz. Geleceğe dair umutlarımızın adı ve ışığı olan gençler! Birkaç yıl önce bu yuvaya nasıl şen-şakrak geldiyseniz, bugün de o şekilde yuvalarınıza dönünüz. Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz! Hoşça gidiniz, sefalar bulunuz! Allah’a emanet olunuz!” dedi.

Rektör Polat’ın ardından Belediye Başkanı Feyat Asya ve Vali Vedat Büyükersoy, günün anlam ve önemine dair konuşmalarını yaptılar.

Öğrencilere diplomaları verildi

Yapılan konuşmaların ardından protokol üyeleri tarafından fakültelerinin dereceyle bitiren öğrencilere diplomaları takdim edildi. Diplomalarının yanı sıra hediyelerini alan öğrencilerin mutluluğu ve hüznü bir arada yaşadıkları görüldü. Öğrencilere diploma ve hediye takdiminin yapılmasının ardından toplu fotoğraf çekilmesinin ardından tören sona erdi. 








Kaynak:

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
DOLAR
4.6484
EURO
5.4621
Muş için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:40 07:23 12:26 14:53 17:11 18:41
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar